Anne Baba Davranışlarının Çocuğa Etkisi

Çocuğun gelişimini etkileyen çevresel faktörler arasında ilk sırada gelen ‘aile’ gelmektedir. Çocuk hayatı boyunca sürekli gelişmesine rağmen; 0-7 yaş arasında (okul öncesi dönemde) aldığı eğitim ve alışkanlıkları yaşamının diğer zamanlarını da çok büyük ölçüde biçimlendirmektedir. Küçük çocuklar daha çok konuşma ile değil; çevrelerinde gördükleri diğer insanların davranışlarına bakarak öğrenirler.

Çocuğun ilk ve en önemli öğretmeni olan anne babaların çocuğun gelişimine etkisi daha çocuk anne karnında iken başlar. Anne çocuğa hamile iken; anne babanın çocuğun dünyaya gelmesine istekli oluşu ya da isteksiz oluşu dahi çocuğun hayata bakış açısını etkilemektedir.

Bazen anne babalar, reddedici davranabilmektedirler; anne ve babaların hırçın davranmaları sırasında çocuğa; seni burada bırakır giderim, öcü gelip seni alır gibi tehditleri aslında çocuklarına yetersiz ve değersiz oldukları mesajını iletirler. Bu da çocukların özgüvenlerinin düşmesine neden olur ve güvensizlik duygularını geliştirir.

Çocuğu olduğu gibi kabul etmemek anne babaların yapmış olduğu olumsuz davranışlardandır.

·  Çocuklarını başkalarıyla kıyaslamak;

·  Oğlum-kızım neden huzursuzsun yerine, başkalarının yanında şunun oğlu-kızı uslu uslu oturmakta sen niye böylesin,

·  Çocuğun yaşından veya gelişim düzeyinden daha ileri şeyler beklemek

gibi davranışlar çocuğu; aşırı hırslı, isyankâr ya da çekingen yaparken, yaşamdan daha az zevk alan kişilik özelliği geliştirebilir.

Katı bir disiplin anlayışı uygulanarak aşırı baskı içinde, esnek bir anlayışa dayalı herhangi bir şey görmeden yetişen çocuklar yeterli kişilik gelişimi gösterememektedirler. Böyle yetişen çocuklar; pasif, kendini ifade edemeyen ya da tam tersi her şeye sinirlenen saldırgan kişilik yapısında bir insan olabilmektedirler.

Aşırı hoşgörülü yada koruyucu tutumlarda olumsuz etkiler yaratmaktadır. Anne babaların gereğinden fazla kontrolcü olmaları; çocukta bağımlılık, sorumluluk duygusunun gelişmemesi, güvensiz, inatçı ve bencillik olabilmektedirler. Çocuğun doğru ya da yanlış bütün isteklerinin yerine getirilmesi, her şeyin ayağına getirilmesi, yaşamıyla ilgili hiçbir sorumluluk verilmemesi ve en ufak bir şeyde dahi onun yapmasına izin vermeyip ailenin kendisinin yapması gösterilebilir.

Sonuç olarak; anne babanın hoşgörülü, destekleyici ve güven verici biçimde çocuğuna yaklaşması çocuğun sosyal ve duygusal gelişimi için en ideal etkileşim biçimidir. Anne babaların, hem çocuğun ilgi ve ihtiyaçlarına duyarlı davranarak, hem de çocuklarını yapabilecekleri küçük işler (sorumluluklar) vererek onları denetleyerek bir denge yakalaması gerekmektedir.

***Yazıyı sevdiklerinizle paylaşmayı unutmayın!

Kaynak: KANDIR, Adalet ve ALPAN, Yasemin (2008).  Okul Öncesi Dönemde Sosyal-Duygusal Gelişime Anne-Baba Davranışlarının Etkisi. Aile, Toplum Eğitim-Kültür ve Araştırma Dergisi, Yıl: 10, Cilt: 4, Sayı: 14, 33-39.

Photo by Andre Hunter on Unsplash

0 Yorum
Yorum Yaz

Mail adresin gösterilmeyecektir*

CAPTCHA Image