Mazeretim Var

Mazeret, hayatın olmazsa olmazları arasındadır. Yaşamı boyunca hiçbir şeye mazeret üretmeyen bir insan yok gibidir. İnsanlar arasında da geçmişinde hiçbir başarısı olmayan, ayağına gelmiş fırsatları kaçıran ve fırsatları değerlendirmek adına da hiçbir çaba göstermeyen insanların mazeret üretmekte daha başarılı olduklarını gözlemleriz.

Sınavdan çıkan öğrencileri biraz dinlesek ve sınavın nasıl geçtiğini sorduğumuzda mazeretçilerin cevapları şuna benzer olmaktadır;

· Hoca çok zor sormuştu,

· Çalışamadım sular kesikti,

·  Pişkince okuyupta ne olacak

İnsanların öğrenciliklerinde ya da çocuklularında karakterleri haline gelen mazeretçilik özellikleri genellikle yaşamlarının sonuna kadar devam etmektedir.

Bireyler içinde bulundukları toplumun da karakteristik özelliklerinden çoğu zaman etkilenmektedirler. Bazen mazeretçilik öyle had safhaya gelir ki kendi yaptıkları eksik ya da yanlışlara mazeret üretmenin yanında tuttukları takımların yenilgilerine, sevdikleri ya da davranışlarını örnek aldıkları insanlarında yanlışlarına da mazeret bulur ve kendilerini inandırdıkları gibi çevrelerindeki insanları da buna inandırmak için kavga seviyesinde büyük tartışmalara girmekten geri durmazlar.

Aslında aklı selim düşünüp doğrunun doğru, yanlışın yanlış olduğunu kabul etsek daha huzurlu bir toplum olabiliriz. Yanlışın yanlış olduğunu kavrayabilsek yanlışı düzeltme fırsatına kavuşuruz. Doğrular o zaman daha doğru gelmeye başlar ki, hayattaki bulunmamış doğruları (yeni bir buluş, yeni bir tedavi) da bulma yolculuğuna çıkabiliriz diye düşünüyorum.

Facebook: Fındıkhikayeleri

*** Bilgi paylaştıkça çoğalır. Sevdiklerinizle paylaşmayı unutmayınız!

0 Yorum
Yorum Yaz

Mail adresin gösterilmeyecektir*

CAPTCHA Image