Öteki Einstein-Marie Benedict

Merhaba uzun zamandır okuduğum en güzel ve sarsıcı roman “Öteki Einstein” yorumu ile karşınızdayım. Kitabı okurken “Zavallı Mitza!” demekten kendimi alamadım. Mileva “Mitza” Maric oldukça zeki ve geleceği parlak bir çocuktur. Doğuştan bir bacağı aksamaktadır. O dönemlerde bu tür kusurlar evlenmeye mani, hatta çocuk sahibi olmaya engel bulunmaktadır. Babası Mitza’nın eğitimi için elinden geleni yapmış ve Mitza zekası sayesinde Zürih’in en seçkin Üniversite’sinin Fizik ve Matematik Bölümünü kazanmıştır. O dönemde Kadınların okuması ve okul kazanması bir hayli zor hatta neredeyse imkansızdır. Mitza , Einstein ile okulda tanışır ve aslında bu tanışma onun felaketi olacaktır. İlk başlarda arkadaşlık ile başlayan yakınlıkları, zamanla duygusal bir yakınlığa dönüşecektir. Mitza, her ne kadar temkinli davransa da Einstein’ın “bohem bir çift olacağız” vaadi zincirlerini kırmasını sağlamıştır.

Kitapta dönemdeki Kadın-Erkek, Yahudi-Hristiyan, Sırp- Alman gibi birçok sınıf ayrımına da değinilmiştir. Mitza’nın Sırp bir aileden gelmesi özellikle birçok kez dışlanmasına neden olmuştur. Albert ve Mitza ilişkilerini ilerletince, ilişkilerine Einstein’ın iş bulma sorunu ortaya çıkmıştır. Geçici olarak bulduğu bir iş nedeniyle İtalya’ya gider ve oraya Mitza’yı da çağırır, babasının bunu öğrenmesi üzerine Mitza’ya oraya kesinlikle gitme diye telkinde bulunur.  Mitza kalbinin sesini dinler ve oraya gider.  Bence bu hayatının hatasıdır. Evlilikleri boyunca birçok bilimsel çalışmayı bir arada yürütseler de başarıların üzerine hep Einstein konmuştur. Mitza’nın tek hatası ona birçok kez güvenmesidir. Albert’in bencillikleri birçok kez bana pes artık dedirtti. Özellikle en son Mitza’ya sunduğu bir nevi kölelik anlaşmasına diyecek söz bulamadım. Marie Currie’den daha başarılı olacak bir kadının bu üzücü hikayesi beni derinden etkiledi. Herkesin okumasını tavsiye ederim. Kitaba puanım 5/5 

2 Yorum
Yorum Yaz

Mail adresin gösterilmeyecektir*

CAPTCHA Image